<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Sohbet - Chat Odaları - Genel Kültür]]></title>
		<link>http://forum.ozlemsohbet.com/</link>
		<description><![CDATA[Sohbet - Chat Odaları - http://forum.ozlemsohbet.com]]></description>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 06:24:35 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Farketmeli insan.]]></title>
			<link>http://forum.ozlemsohbet.com/konu-farketmeli-insan.html</link>
			<pubDate>Tue, 31 Jan 2017 22:25:52 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://forum.ozlemsohbet.com/member.php?action=profile&uid=170">Suheda</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://forum.ozlemsohbet.com/konu-farketmeli-insan.html</guid>
			<description><![CDATA[lmalı İnsan…<br />
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.<br />
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…<br />
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını<br />
Fark Etmeli.<br />
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını<br />
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını<br />
Fark Etmeli.<br />
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu<br />
Fark Etmeli.<br />
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı<br />
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum<br />
İşte!’ Dercesine Apaçık Kaldığını<br />
Fark Etmeli.<br />
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.<br />
Baskın Yeteneğini<br />
Fark Etmeli Sonra.<br />
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,<br />
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini<br />
Fark Etmeli İnsan<br />
Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli.<br />
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte<br />
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini<br />
Fark Etmeli.<br />
Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu<br />
Fark Etmeli.<br />
Ve Ona Göre Yaşamalı.<br />
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü<br />
Fark Etmeli.<br />
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde<br />
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını<br />
Fark Etmeli.<br />
Eşine ‘Seni Çok Seviyorum!’ Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü<br />
Fark Etmeli.<br />
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka<br />
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu<br />
Fark Etmeli.<br />
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek<br />
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini<br />
Fark Etmeli.<br />
FARK ETMELİ.<br />
Ömür Dediğin Üç Gündür,<br />
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,<br />
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[lmalı İnsan…<br />
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.<br />
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen…<br />
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını<br />
Fark Etmeli.<br />
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını<br />
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını<br />
Fark Etmeli.<br />
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahirete Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu<br />
Fark Etmeli.<br />
Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı<br />
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum<br />
İşte!’ Dercesine Apaçık Kaldığını<br />
Fark Etmeli.<br />
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.<br />
Baskın Yeteneğini<br />
Fark Etmeli Sonra.<br />
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,<br />
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini<br />
Fark Etmeli İnsan<br />
Ve Ölmeden E vvel Ölebilmeli.<br />
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte<br />
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini<br />
Fark Etmeli.<br />
Eşref-İ Mahlukat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu<br />
Fark Etmeli.<br />
Ve Ona Göre Yaşamalı.<br />
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü<br />
Fark Etmeli.<br />
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde<br />
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını<br />
Fark Etmeli.<br />
Eşine ‘Seni Çok Seviyorum!’ Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü<br />
Fark Etmeli.<br />
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka<br />
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu<br />
Fark Etmeli.<br />
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek<br />
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini<br />
Fark Etmeli.<br />
FARK ETMELİ.<br />
Ömür Dediğin Üç Gündür,<br />
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,<br />
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,O Da Bugündür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[En Sevdiğim Tarihi Olay]]></title>
			<link>http://forum.ozlemsohbet.com/konu-en-sevdigim-tarihi-olay.html</link>
			<pubDate>Sat, 15 Oct 2016 13:01:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="http://forum.ozlemsohbet.com/member.php?action=profile&uid=120">garfield</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://forum.ozlemsohbet.com/konu-en-sevdigim-tarihi-olay.html</guid>
			<description><![CDATA[Yavuz Sultan Selim Han, henüz şehzade iken gözü ( acem toprakları, İran ) topraklarındadır. Dönemin İran Şahı İsmail tahttadır. Yavuz birgün padişah olduğunda savaşacağı İran Şah'ı yakınen tanımak için bir derviş kıyafeti giyer kollarını yırtar, göğsüne bir dövme yaptırır ve acem topraklarına doğru yola çıkar. Günler sonra vardığı acem diyarında bir barakada yatar kalkar. O dönemler İran'da satranç çok meşhurdur ve Yavuz satraçta önüne çıkan herkezi yener..<br />
<br />
Bu haber kısa zaman sonra, çok iyi satranç ustası olan İran Şahı İsmail'in kulağına gider ve şah ismail '' kimmiş o çok iyi satranç oynayan derviş tez getirin '' onu bana der. Zaten Yavuz'un amacıda budur.. Şah ismail ile savaşmadan önce satranç masasında tanımak ister onu.<br />
<br />
Şah İsmail : Bre derviş !! Senmisin şahın karşısına vuruşmak için çıkacak derviş?<br />
<br />
Yavuz Selim : Bazen bir derviş bile mat eder şahı bu devranda. Bilmezmisin heyy hükümdar?<br />
<br />
Kısaca fakat dostca bir sohbetten sonra dizilir satranç taşları.. Yavuz Selim yenilir hemen Şah İsmail'e.. Fakat herkesi yenmiş birinin bu kadar çabuk yenilmesinin altında birşey olduğunu anlar Şah İsmail ve yeni bir oyun teklif eder... Bu sefer Şah İsmail çaresiz, akıl almaz şekilde mat olur.. <br />
<br />
Şah İsmail : Bre derviş Şah'lar mat edilirmi hiç diyerek bir ( tokat atar ) Yavuz Selime.. ( Yavuz bu tokadın altında kalmamak için şöyle der )<br />
Yavuz Selim : Şahların mat edilmeyeceği , danışıklı dövüş olacağını bilseydim ona göre davranırdım elbet.. Benim dahi tavrım ona göre olurdu.. Tokadın cevabını ise bir kaç yıl sonra verecektir.. Bu tokadı unutmamak için kulağına bir küpe takar. ( Kulağına küpe olsun deyimi buradan gelmektedir. )<br />
<br />
Onun Yavuz Sultan Selim Han olduğunu hala anlamayan Şah İsmail'in sarayından bir şiir okuyarak ayrılır Yavuz.<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Sadıkane belki ol alemde serdar olur</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Yar olur ağyar olur serdar olur didar olur.. </span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Aradan yıllar geçer Yavuz padişah olur.. Yavuz İran üzerine sefer düzenler ve 2 ordu Çaldıran ovasında karşılaşır. İnsanın başını ağrıtacak gibi bir kan kokusu vardır havada ve Yavuz kazanmıştır savaşı. Savaş bittiğinde Şah İsmail yenilmiş ve savaş meydanından kaçmıştır. Yıllar önce kulağına taktığı küpeyi çıkarma zamanı gelmiştir, çıkarır ve Yavuz Sultan Selim Şah İsmail'e şu mektubu gönderir..</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">'' Ben sana mat olacağını yıllar önce Tebriz sarayında, satranç masasında söylemiştim. Fakat sen küçümseyici bakışın, önünde basit bir oyundan başka birşey göremiyordun.. Erkeklik değil sarayında bir dervişe tokat atmak.. Atacaksan tokadı böyle er meydanında atacaksın !! ''</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yavuz Sultan Selim Han, henüz şehzade iken gözü ( acem toprakları, İran ) topraklarındadır. Dönemin İran Şahı İsmail tahttadır. Yavuz birgün padişah olduğunda savaşacağı İran Şah'ı yakınen tanımak için bir derviş kıyafeti giyer kollarını yırtar, göğsüne bir dövme yaptırır ve acem topraklarına doğru yola çıkar. Günler sonra vardığı acem diyarında bir barakada yatar kalkar. O dönemler İran'da satranç çok meşhurdur ve Yavuz satraçta önüne çıkan herkezi yener..<br />
<br />
Bu haber kısa zaman sonra, çok iyi satranç ustası olan İran Şahı İsmail'in kulağına gider ve şah ismail '' kimmiş o çok iyi satranç oynayan derviş tez getirin '' onu bana der. Zaten Yavuz'un amacıda budur.. Şah ismail ile savaşmadan önce satranç masasında tanımak ister onu.<br />
<br />
Şah İsmail : Bre derviş !! Senmisin şahın karşısına vuruşmak için çıkacak derviş?<br />
<br />
Yavuz Selim : Bazen bir derviş bile mat eder şahı bu devranda. Bilmezmisin heyy hükümdar?<br />
<br />
Kısaca fakat dostca bir sohbetten sonra dizilir satranç taşları.. Yavuz Selim yenilir hemen Şah İsmail'e.. Fakat herkesi yenmiş birinin bu kadar çabuk yenilmesinin altında birşey olduğunu anlar Şah İsmail ve yeni bir oyun teklif eder... Bu sefer Şah İsmail çaresiz, akıl almaz şekilde mat olur.. <br />
<br />
Şah İsmail : Bre derviş Şah'lar mat edilirmi hiç diyerek bir ( tokat atar ) Yavuz Selime.. ( Yavuz bu tokadın altında kalmamak için şöyle der )<br />
Yavuz Selim : Şahların mat edilmeyeceği , danışıklı dövüş olacağını bilseydim ona göre davranırdım elbet.. Benim dahi tavrım ona göre olurdu.. Tokadın cevabını ise bir kaç yıl sonra verecektir.. Bu tokadı unutmamak için kulağına bir küpe takar. ( Kulağına küpe olsun deyimi buradan gelmektedir. )<br />
<br />
Onun Yavuz Sultan Selim Han olduğunu hala anlamayan Şah İsmail'in sarayından bir şiir okuyarak ayrılır Yavuz.<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Sadıkane belki ol alemde serdar olur</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Yar olur ağyar olur serdar olur didar olur.. </span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">Aradan yıllar geçer Yavuz padişah olur.. Yavuz İran üzerine sefer düzenler ve 2 ordu Çaldıran ovasında karşılaşır. İnsanın başını ağrıtacak gibi bir kan kokusu vardır havada ve Yavuz kazanmıştır savaşı. Savaş bittiğinde Şah İsmail yenilmiş ve savaş meydanından kaçmıştır. Yıllar önce kulağına taktığı küpeyi çıkarma zamanı gelmiştir, çıkarır ve Yavuz Sultan Selim Şah İsmail'e şu mektubu gönderir..</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: verdana;" class="mycode_font">'' Ben sana mat olacağını yıllar önce Tebriz sarayında, satranç masasında söylemiştim. Fakat sen küçümseyici bakışın, önünde basit bir oyundan başka birşey göremiyordun.. Erkeklik değil sarayında bir dervişe tokat atmak.. Atacaksan tokadı böyle er meydanında atacaksın !! ''</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>